Semada Zaman

Giris Formu

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 4 ziyaretçi çevrimiçi.

Anket

Yeni sitemiz hakkindaki düsünceleriniz?:

Facebookun Yararlari ve Zararlari

Evet bilmeyen yoktur,tanimayan hic yoktur.Köyden sehira varincaya kadar herkesin evine ailesine esine dostuna kadar sokulmus olan faceebooktan söz ediyoruz.
Herhalde sizinde bir faceniz vardir ama benim yok hic olmadi.
Bos islere zaman ayiracak zamanim yok cünkü.
Masum bir sayfa gibi dursada hatta cok dost canlisi gibi dursada ben hic inanmiyorum.
ne mahremiyet kaldi nede haya artik yok yok interntte hersey okadar basit ve kolay ki;
Bence dünyanin civisi cikti.

Faceebook deyip gecmeyin!

Sosyal ağların ve özellikle Facebook'un insanlar üzerindeki etkisini göstermek isteyen birçok araştırma yapıldı. Bu yapılan araştırmalardan sonra Los Angeles Times'a konuşan Psikolog Larry Rosen da sosyal ağlarda çok zaman geçiren çocuklar için ailelerine uyarıda bulundu.

Yaklaşık 20 yıldır teknolojinin insanlar üzerindeki etkisini araştıran Rosen, video oyunları ve internet gibi teknolojileri çok kullanan çocukların diğerlerine nazaran daha fazla uyku problemi, karın ağrıları ya da depresyon sorunu yaşadığını belirtiyor. Konu Facebook kullanan çocuklara geldiğinde ise, Rosen Facebook'ta çok vakit geçiren çocukların narsist davranış içerisine girdiğini belirtiyor.

Rosen yalnızca çocukların değil her yaştan kullanıcının Facebook'tan etkilendiğini ve onu ne kadar çok kullanırlarsa o kadar çok alkol tüketimine ya da paranoya gibi sorunlara eğilimlerinin arttığının belirtiyor.

Facebook özellikle orta yaş ve üstü için nostaljik faydalar sağlıyor, birçok insan ünlü sosyal platform sayesinde dostluklarını sürdürüyor ama genç yaşında Facebook kullananlar ne durumda? Facebook'un gençler için yararları ve zararları Amerikan Psikiyatri Derneği(APA) Konferansı'nda Prof. Dr. Larry Rosen tarafından aktarıldı.

Rosen'ın yaptığı araştırma genel olarak hem yararlar hem de zararlar olduğunu işaret ediyor.

Şimdiye kadar hep iyi tarafları anlatıldı. Hakkında sayfalar dolusu makaleler yazıldı ve yazılmaya da devam ediyor. Bir çok kişi için bir hayat tarzı ve onsuz bir yaşam bile düşünemiyorlar. Milyonlarca kişinin açılış sayfası olmuş halde. Yani deyim yerinde ise tam bir çılgınlık. Neden mi bahsediyorum? Tabii ki facebook tan... Gelin hep iyi tarafları anlatılan bu “fenomen” in, olası tehlikelerine bir göz atalım. Atalım ve herşeyin o kadar basit olmadığını anlayalım.

Bilindiği gibi Facebook, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en büyük sosyal çılgınlık. Çocukluk ve ya “ilkokul arkadaşını bul” sloganı ile hayatımıza giren, ülkemiz insanı tarafından merak edilen ve iyice araştırmadan her türlü bilgimizi paylaştığımız bir platform oldu. Oldu da ne oldu? Şimdiye kadar hep olumlu tarafları anlatıldı. Peki acaba hep öyle mi? Gelin beraber irdeleyelim...

Şimdi öncelikle merak ettiğim husus şu: Bilmem kaç sene öncesinde küçücük bir çocuk olarak bıraktığınız ilkokul arkadaşınızı, yıllar sonra bulacaksınız da ne olacak? Hadi buldunuz diyelim, dediğim gibi, siz onu çocuk olarak bırakmıştınız, yıllar sonra kelli felli bir adam olarak veya çoluklu çocuklu bir kadın olarak karşınıza çıkıverecek. Sonra? Sonrası için türlü senaryolar yazılabilir. Ancak şahsen ben, ne ilkokul arkadaşımı bulmak isterim, ne de hayalimde tatlı bir çocukluk anısı olarak kalan bu anıları günümüze taşıyarak kirletmek isterim. Bunca yıl beni bulmayan kişinin, artık bulmasına gerek yok diye düşünüyorum. Çünkü bunca yıl, o kişiye ihtiyaç duymadan hayatımı idame ettirdi isem, zaten bulmaya gerek te yoktur. Mevcut arkadaşlarıma sahip çıkmak daha akıllıca.

Günümüz insanının zaten internet ile tanışıklıkları çok eskiye dayanmıyor. Yeni nesil, bilgisayar ve internete nispeten daha hakim ancak gelebilecek tehlikeler hakkında nerede ise bi-haber diyebiliriz. Buna birde orta yaşı geçmiş teyzeler-amcalar ı katarsak, hemen herşey fütursuzca paylaşılıyor. Ne var bunda dediğinizi duyar gibiyim. Paylaşan elbetteki art niyetsiz paylaşıyor. Buna elbetteki bir lafımız yok. Ancak art niyetsiz olarak paylaştığınız bu tarz kişisel materyallerin başınıza ne gibi sorunlar açabileceğini bilseydiniz, emin olun paylaşmazdınız.

son dönemde gazetelere yansıyan haberlerde şaşkınlıkla takip ettiğimiz zararlardır. şöyle ki kan davalısının izini süren adam facebook'tan kan davalısını buluyor, evlenmiş çoluk çocuğa karışmış bayanın eski sevgilisinin siteye koyduğu resimler evliliği tehlikeye sokuyor, erkin koray'ın kızı facebook'ta bir veda mektubu yazıp ortalıktan kayboluyor... bu liste uzayıp gidiyor.

çok değil 3-5 ay sonra bu facebook balonu da sönecek gibi geliyor bana.. hadi hayırlısı...

İşte o yararlar ve zararlar:

- Facebook ve video oyunlar ile çok fazla vakit geçiren çocuklarda daha fazla uyku ve kaygı problemleri, depresyon ve mide ağrıları görülüyor.
- Facebook'ta fazla zaman geçiren ergenlik dönemindeki gençlerde daha çok psikolojik bozukluklar, asosyal davranışlar ve saldırgan hareketler gözleniyor.
- Teknolojiye daha bağlı olan öğrenciler, daha fazla okuldan kaçma eğiliminde oluyor.
- Facebook'u daha çok kullanan insanların, alkol kullanma oranı da daha yüksek oluyor.
Sosyal platformlardaki hesaplarını çok sık kontrol eden öğrencilerin akademik performansları daha düşük oluyor.
- Ayda 2000'den fazla kısa mesaj gönderen gençler aileleriyle iletişimde daha çok problem yaşıyor.
- Facebook öğrenim amacıyla kullanıldığında oldukça faydalı olabiliyor.
Rosen ayrıca, ailelerin herhangi bir yolla çocuklarının sosyal platform kullanımlarını gizli biçimde takip etmelerini imkansız olarak görüyor. Rosen bu noktada esas çözümün karşılıklı konuşarak anlaşma olarak gösteriyor. Çocuğunu dinleyen ailelerin çocuk yetiştirme konusunda en önemli noktalardan birini başarmış olacağını söylüyor.

Daha sayacak olursak

eski sevgilinizi bulabilirsiniz

normalde yüzünüze bile bakmayan fakat şans eseri aynı ortamda bulunmak zorunda kaldığınız insanlardan saçma salak, yapmacık samimi mesajlar, yorumlar ve aplikeyşınlar alabilir, kafanızı duvarlara sürtebilirsiniz.

telefon, adres gibi bilgilerinize sahip olmayan alacaklılarınız sizi eliyle koymuş gibi bulabilir. yıllardır görmediğiniz, küçükken sümüklü diye alay ettiğiniz arkadaşınız boğaziçi mezunu olarak karşınıza çıkıp sizi kıskançlıktan çatlatabilir...

asker kaçağı olanlar için çok çok zararlıdır bu efendim. genelkurmay başkanlığı asker kaçağı 360 kişiyi bu facebook denen zırva ile yakalamıştır.

kahve kültürü. hani şu kahvehane gibi yani. bana öyle geliyor herkesi bilemem.

özentilik yapıp satanist bir profil açıp, babanıza yakalanabilirsiniz.*

soğuk ve ciddi tafralarından geçilmeyen, özgüven abidesi hocanın sürekli "nasılım" "çekici miyim" "profilime kimler baktı" türevinden oyuncaklarla oynadığını; işinden gücünden başını kaşıyacak vakti yok sanılan, aklı başında hanım edasıyla süzüm süzüm süzülen doktorunuzun her dakika kişisel iletisini değiştiren, onun bunun fotografına yorum yetiştiren facebook maşallahçılarından biri olduğunu görmek. çok zararlı oldu bu... karizmalar sallantıda...

- insanların birbirlerini bulmak için benliklerini kaybetmesine neden olur.
- tam anlamıyla bir zaman hırsızıdır.
- kişisel yeteneklerinizi farketmenizin, geliştirmenizin en büyük düşmanıdır.
- ayşe ve fatma'nın kimle ne yaptığını ,kimin fotoğrafına nasıl yorum yaptığı konuları peşinde koşmanız zamanla hayata olan bakışınızı tamamen değiştirir ve sizi bir televole insanı yapar.
- facebook'la geçirdiğiniz günlerden sonra arkanıza baktığınızda koca bir hiç bulursunuz.

hayatta öğrenilmesi ve yapılması gereken o kadar çok şey varken günlerizi hatta yıllarınızı bu size hiçbir şey katmayan "kapitalist oyuncağı" ile geçirmeyin. kendinize sorun bütün gün facebook ile geçirdiğim zaman sonrasına bugün kendime ne kattım? bugün kendim ve insanlık için ne yaptım? bugün yaratan için ne yaptım? eğer üçüne de verecek bir cevabınız yoksa siz koca bir salaksınız

ilkokul aşkınızla çıkıp hayatınızın alt üst olma durumu.

derslerin boş olmasını fırsat bilen bir grup öğrenci okuldan kaçar ve şehrin en popüler mekanlarından birine gidip, bir şeyler yer. o esnada şeytana uyup bira da alırlar ve bunlarla birlikte foto çektirirler üzerlerinde üniformalarıyla birlikte. bunları zamanın gözde mekanı facebook' a koyarlar. bu fotolar bir şekilde okul idaresinin eline geçer, öğrencilerin ifadesi alınır. bira şişelerini çöpten aldıklarını, sadece poz vermek için kullandıklarını söylerler. bu arada çöpten alınan şişeler ağza değmektedir. idare öğrenci velilerine haber verir ve kıyamet bundan sonra kopar. bu arada öğrenciler okul idaresi tarafından cezalandırılır...

Son yorumlar

Anlamlı Sözler

– Zamanlarını en kötü şekilde kullananlar, zamanın kısalığından en çok şikayet edenlerdir.

La Bruyere

– Hayatınızı seviyorsanız zamanınızı boşa harcamayınız, çünkü zaman hayatın kendisidir

Benjamin Franklin

– Yasaların işlemediği tek bir hırsız vardır ve bu hırsız insanoğlunun en değerli şeyini çalar: zaman…

Napolyon

– Zaman, kimse arasında ayrımcılık yapmayan bir işverendir. Yeni bir güne başlarken herkes aynı sayıda saat ve dakikalara sahiptir. Örneğin zenginler parayla daha fazla saat satın alamazlar. Aynı şekilde bilim adamları yeni dakikalar icat edemez. Ya da yarın kullanmak üzere bugünün zamanını biriktiremezsiniz. Ancak yine de zaman son derece adil ve bağışlayıcıdır. Geçmişte vaktinizi ne kadar boşa harcarsanız harcayın, hala koca bir “yarın”a sahipsinizdir.

Denis Waitely